| Firmalar |
|
|
|
|
|
|
Türk Abaçası |
| Eski Türk Devletleri hakkında bilgi edinmek için aşağıdaki Bayrakları kullanınız! |
|
| Sessizler (Konsonantlar) |
|
Sesliler (Vokaller) |
|
Latince Karşılığı |
Kalın |
Nötr |
İnce |
 |
a, e |
| |
 |
ı, i |
| b |
 |
- |
 |
 |
o, u |
| ç |
- |
 |
- |
 |
ö, ü |
| d |
 |
- |
 |
 |
é |
| g |
 |
- |
 |
|
| k |
 |
- |
 |
Sesli Sessizler (Vokalli Konsonantlar) |
| l |
 |
- |
 |
 |
ık, kı |
| m |
- |
 |
- |
 |
iç, çi |
| n |
 |
- |
 |
 |
ok, uk, ko,ku |
| p |
- |
 |
- |
  |
ök, ük, kö, kü |
| r |
 |
- |
 |
|
| s |
 |
- |
 |
Birleşik Sessizler (Çift Sesli Konsonantlar) |
| ş |
- |
 |
- |
 |
ld, lt |
| t |
 |
- |
 |
 |
nç |
| y |
 |
- |
 |
 |
nd, nt |
| z |
- |
 |
- |
 |
ng |
| |
|
|
|
|
 |
ny |
|
Peygamberimizin, İslâm'ı tebliğiyle birlikte, dünyanın ücra
bir köşesinde yaşayan küçük bir kavim, yeni ve büyük bir millet hâline geldi.
Meçhul, basit bir hayat süren ve hattâ aşağılanarak yaşayan insanlar, bu dinle
birlikte birdenbire, tarihin mümtaz kahraman, fatih ve dâhîleri oldular. Halife
Hazret-i Ömer, emrindeki bir avuç Müslüman gâzisiyle 641'de Suriye ve Mısır'ı
fethederek, koca Doğu Roma'nın kanatlarını kırdı. 642'de Büyük Sâsânî
İmparatorluğunu yıkarak Ceyhun kenarına ulaştı ve Türklerle temasa geçti. Ancak
bu devrede İslâm'ın merkezinde Hazret-i Ömer ve yerine geçen Hazret-i Osman'ın
şehit edilmeleri ve sonraki yıllarda başlayan iç mücadeleler, 8. yüzyıl
başlarına kadar, Türklerle Müslümanların münasebetlerini bir sınır komşuluğundan
ileri götürmedi. Bazı kaynaklarda, Hazret-i Muâviye döneminde Ubeydullah bin
Ziyâd'ın, Müslüman olan Türkleri Kûfe'ye yerleştirdiği belirtilmektedir. Daha
sonra Emevîler tarafından, İslâm İmparatorluğunun bütün doğu bölgelerini içine
alan Irak genel valiliğine Haccâc'ın getirilmesi ve bunun da Horasan'a, devrin
sayılı kumandanlarından Kuteybe bin Müslim'i tayin etmesi (705), savaşları
birdenbire alevlendirdi. Müslümanlar, kısa zamanda Mâverâünnehir'e hakim
olduktan sonra Talas'a kadar akınlarda bulundular. Ancak, Türgiş Kağanı Şulu Han
idaresindeki Türkler, 720 yılından itibaren cephelerdeki hakimiyeti ele alarak,
Emevî ordularını bozguna uğrattı. Böylece Emevîler döneminde, Türkler karşısında
başlangıçta başarıyla sürdürülen mücadeleler, sonuçta başarısızlıkla son buldu.
Ancak bu mücadeleler, Türklerin İslâmiyet'i yakından tanımalarına ve tetkik
etmelerine zemin hazırladı. Kısa bir süre sonra da, Türklerin İslâm'ın
bayraktarı olarak dünya sahnesine çıkmasına vesile oldu.
|
| |
|
|
|
|
|